Karakterin;
Adı : Amy
Soyadı : Dew
Kan Statüsü : Safkan
Fiziksel Portresi [Karakterin herhangi bir resmi ve fiziksel betimlemesi gerekmektedir.] : Amy'nin saçları kulaklarına kadar, kahküllü ve koyu kahverengidir.Boyu yaşına göre biraz uzundur. Gözlerinde her zaman donuk bir bakış vardır. Göz rengi de saçıyla aynı renktir.[karakter olarak natalie portman kullanıyorum]
Kişiliği
Oldukça neşeli ve konuşkan gözüksede kimseye kendi hakkında hiçbir sır vermez ve içinde kara bulutlarla dolu bir yerdedir çoğu zaman.
Kendi kendine yetmeyi sever, başkalarına pek fazla ihtiyaç duymaz. Pek fazla belli etmesede iyi bir dostu olsun ister hep. Çoğu şeyde lider olmak ister. Başkalarına emir vermeyi sever. Çok çabuk değişen bir ruh hali vardır. Bağırıp çığırırken birden susar ve normal halinde davranmaya devam eder. Çocukluğunda yaşadığı ve gördüğü olayların bunda ilgisi çok büyüktür. Kişiliği bölünmüş gibidir adeta. İyi ya da kötü diye taraf tutmaz. O an hangisi makul gözükürse onun yanındadır.
Örnek rp'si
Kardeşinin ona daha da sıkı sarılmasına dayanamadı ve çekik gözlerinden birkaç damla yanaklarından süzülmüştü. Ama bunu Caroline'nın görmesi imkansızdı çok uzunca süre sarılı kalmışlardı. Ayrıldıklarında ise o damlalardan eser yoktu. Sadece gözünde oluşan yaş bulutu...Gülümserkende kardeşine onlarda yok olmuşlardı. Onu görmenin vakti çoktan gelmiş ve geçmişdi de. Okul sonrası hayatında kendini çok yalnız hissetmişti. Tüm o diğerlerinin imrenerek baktıkları aile ilişkileri yok olmuştu. Hepsi başka yerlere dağılmış ve birbrilerini armamaışlardı daha doğrusu arayamamışlardı.
Burayı da çok özlemişti. Okul hayatını...Aslında ne kadar da özgürdü burda ve tasasız.Büyüdükçe sorumluluk artıyordu. Kendine de inanamayarak üvey annesini anlayabiliyordu. Kendi kızı için endişelenmesini...Amy de şimdi böyleydi. Caroline için endişeleniyordu ve Alan için...Gittiğinden beri sadece bir kez mektup yollamıştı ve o da öylesine yazılmıştı...
Derin bir nefes aldı, o gülümseyen gözlerinin yerine şimdi endişe ve üzüntü geçmişti. Onun içi artık ağlayamıyordu bile. Derin bir iç geçirdi.
"Hayır yok! Ama alıştım artık..."
dedi gözlerini pencereden yansıyan ay ışığına çevirerek. Birgün çıkıp geleceğini biliyordu, hissediyordu. Ama Amy onu beklese de zaman beklemezdi ki...O geldiğinde herşey değişmiş olacaktı, belki Amy de.
Tekrar gözlerini kıza çevirdi. Gülümsemeye çalışarak
"Sen neler yapıyorsun bakalım? Dersler? Quidditch?"
dedi göz kırparak. Onun başarılarını bilse de bile bile soruyordu. Onunla ilgili bütün haberleri alıyordu nerdyese.Zaten bu kaçınılmazdı. Onların kehanet ustası olduğunu herkes bilirdi.